Nafaka, bir kişinin geçimini sağlamak amacıyla kanunen yükümlü olan diğer kişi tarafından yapılan düzenli ödemedir. Türk Medeni Kanunu farklı durumlar için farklı nafaka türleri öngörür. Boşanma davalarında en sık karşılaşılan üç tür tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasıdır; bunlara ek olarak aile üyeleri arasında yardım nafakası da söz konusu olabilir.
Tedbir nafakası
Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Eşlerden birinin veya çocukların geçimi için hükmedilen tedbir nafakası bu önlemlerdendir. Tedbir nafakası için kusur aranmaz; tarafların ekonomik durumları ve ihtiyaçları esas alınır. Evlilik devam ederken ayrı yaşamakta haklı olan eş de, boşanma davası açmadan ortak hayata ara verme hükümleri (TMK m.197) çerçevesinde diğer eşin parasal katkısının belirlenmesini isteyebilir.
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir (TMK m.175). Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Nafaka toptan veya aylık (irat) olarak ödenebilir.
Aylık nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176). Yoksulluk nafakasının süresine ilişkin kamuoyunda tartışmalar sürse de, Eylül 2026 itibarıyla kanun metninde bu konuda bir değişiklik yapılmamıştır.
İştirak nafakası
Velayet kendisine bırakılmayan ana veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK m.182). İştirak nafakası çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre makul karşılanabilecek süre içinde eğitimi sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m.328); bu talebi ergin çocuk kendisi ileri sürer.
Yardım nafakası
Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür (TMK m.364). Kardeşlerden nafaka istenebilmesi, onların refah içinde bulunmalarına bağlıdır.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
- Tarafların gelirleri, malvarlığı ve borçları
- Alacaklının ihtiyaçları ve evlilik süresince alışılmış yaşam düzeyi
- Çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık giderleri
- Yükümlünün bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler
- Hakkaniyet ve hayatın olağan akışı
Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m.176). Uygulamada iştirak ve yoksulluk nafakalarının her yıl belirli bir endeks oranında artırılmasına sıkça karar verilir.
Nafakanın artırılması, azaltılması ve ödenmemesi
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir. Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir; nafaka kararına uymayan yükümlü hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.
Sıkça sorulan sorular
Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Yoksulluk nafakasında belirleyici olan, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşülmesidir. Geliri olan ancak bu gelir geçimini sağlamaya yetmeyen eş de koşulları varsa nafaka alabilir; her somut olayda gelir ve giderler birlikte değerlendirilir.
Nafaka ne zaman kesilir?
Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden; alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Ödenmeyen nafaka için ne yapılabilir?
Nafaka kararına dayanılarak ilamlı icra takibi başlatılabilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca şikâyet yoluna gidilebilir.
Nafaka talepleri, artırım ve kaldırma davaları için Kağızman ve Kars’ta hukuki destek alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için Aile Hukuku sayfasını inceleyebilir, Av. Büşra Aygün Okyay ile Kağızman’daki büroda veya telefonla randevu alabilirsiniz.
Av. Büşra Aygün Okyay
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Avukatlık stajını Kars’ta tamamladı; Kağızman’daki bürosunda bireysel ve kurumsal müvekkillere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti veriyor. Arabuluculuk ve bilirkişilik eğitimlerini tamamladı.
ÖzgeçmişSon güncelleme:
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat ve içtihat değişebilir. Somut olayınız için avukatınıza danışın.




