Ceza soruşturması, bir suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesi veya kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesiyle sona erer. Bu aşamada şüpheliye tanınan hakların bilinmesi ve kullanılması, sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Şüpheli kimdir?
Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiye şüpheli, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar ise sanık denir (CMK m.2). Tanık olarak çağrılan bir kişi, ifade sırasında ortaya çıkan bilgiler nedeniyle şüpheli konumuna geçebilir; bu durumda şüpheli haklarının hatırlatılması gerekir.
İfade alınırken şüphelinin hakları
- Kimliğinin tespiti ve yüklenen suçun kendisine anlatılması
- Müdafi seçme ve hukuki yardımından yararlanma; müdafi seçecek durumda değilse barodan görevlendirilmesini isteme
- Yakınlarından birine haber verilmesini isteme
- Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama (susma hakkı)
- Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme
- Aleyhindeki şüphe sebeplerini ortadan kaldırma ve lehine olan hususları ileri sürme
Kötü davranma, işkence, zor kullanma, tehdit, aldatma veya kanuna aykırı yarar vaadi gibi yasak ifade alma usulleriyle elde edilen ifadeler, rıza olsa bile delil olarak kullanılamaz. Müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.147–148).
Gözaltı süresi ve hâkim önüne çıkarılma
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (CMK m.91). Yakalama ve gözaltı işlemine karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Gözaltına alınan kişinin bir yakınına gecikmeksizin haber verilir.
Tutuklama ve adli kontrol
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delilleri karartma gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; tutuklama, işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü olmalıdır (CMK m.100). Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri, tutuklama yerine uygulanabilecek daha hafif tedbirlerdir. Tutuklama kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir; soruşturma evresinde tutukluluğun devamı en geç otuzar günlük sürelerle incelenir.
Uzlaştırma
Kanunda sayılan ve çoğunlukla şikâyete bağlı olan suçlarda soruşturma aşamasında uzlaştırma yoluna gidilir. Taraflar uzlaşır ve şüpheli edimini yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; edimin ileride veya taksitle yerine getirilmesi kararlaştırılmışsa kamu davasının açılması ertelenir (CMK m.253).
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 7589 sayılı Kanun
Yargılama sonunda iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilmişse; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması, zararın giderilmesi ve sanığın kabul etmesi koşullarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir. Sanık kural olarak beş yıllık denetim süresini yükümlülüklere uyarak geçirirse hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer.
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla CMK’nın 231. maddesi yeniden düzenlenmiştir: zararın hemen giderilemediği durumlarda, sanığın zararı denetim süresi içinde aylık taksitlerle gidermeyi kabul etmesi hâlinde de HAGB kararı verilebilmektedir. Denetim süresinde yükümlülüklerin ihlali hâlinde mahkeme, hükmü açıklamak yerine cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, ertelemeye veya seçenek yaptırımlara karar verebilmektedir. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanamaz.
Sıkça sorulan sorular
İfadeye avukatsız gidersem ne olur?
İfade avukatsız da verilebilir; ancak müdafi seçme hakkınız her aşamada vardır. Müdafi bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Susma hakkını kullanmak aleyhime yorumlanır mı?
Susma hakkı Anayasa’nın 38. maddesiyle güvence altına alınmış bir haktır; bu hakkın kullanılması tek başına aleyhe delil olarak değerlendirilemez.
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Tutuklu kişi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini de isteyebilir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafilik ve katılan vekilliği için hukuki destek alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için Ceza Hukuku sayfasını inceleyebilir, Av. Büşra Aygün Okyay ile Kağızman’daki büroda veya telefonla randevu alabilirsiniz.
Av. Büşra Aygün Okyay
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Avukatlık stajını Kars’ta tamamladı; Kağızman’daki bürosunda bireysel ve kurumsal müvekkillere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti veriyor. Arabuluculuk ve bilirkişilik eğitimlerini tamamladı.
ÖzgeçmişSon güncelleme:
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat ve içtihat değişebilir. Somut olayınız için avukatınıza danışın.




