
Ceza hukuku; kişi özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren, soruşturma aşamasında atılan her adımın sonucu belirleyebildiği bir alandır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde; şüpheli ve sanıklara müdafi olarak, suçtan zarar görenlere ise mağdur ve katılan vekili olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında hukuki destek verilmektedir.
Ceza Hukuku alanında yürütülen başlıca işler
- Kolluk ve savcılıkta ifade süreçlerinde müdafilik
- Gözaltı ve tutuklama kararlarına itiraz, adli kontrol
- Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde sanık müdafiliği
- Mağdur ve katılan vekilliği; şikâyet dilekçesi hazırlanması
- Uzlaştırma süreçleri
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar
- İstinaf ve temyiz başvuruları
Soruşturma aşamasında şüphelinin hakları
İfade alınmadan önce şüpheliye yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme ve müdafinin hukuki yardımından yararlanma hakkı, yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı ve susma hakkı hatırlatılır. Müdafi ifade sırasında hazır bulunabilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ve çocuklar ile kendini savunamayacak durumdakiler bakımından istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir.
Uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Kanunda sayılan bazı suçlarda kovuşturmaya geçilmeden önce uzlaştırma yoluna gidilir; uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilir. Yargılama sonunda iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına hükmedilen hâllerde, koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gündeme gelir.
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla HAGB’ye ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir: zararın denetim süresi içinde aylık taksitlerle giderilmesinin kabul edilmesi hâlinde de HAGB kararı verilebilmekte; işkence, eziyet ve kötü muamele niteliğindeki suçlar ise kapsam dışında bulunmaktadır.
Soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır (TCK m.73). Süresinde şikâyet edilmezse soruşturma yapılamaz.
Süreç nasıl işler?
- 01Soruşturma
İfade, delil toplama ve koruma tedbirleri aşamasında şüpheli veya mağdur adına dosya takip edilir.
- 02İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Savcılık kararına göre itiraz ya da savunma hazırlığı yapılır.
- 03Kovuşturma
Duruşmalarda savunma veya katılan vekilliği yürütülür, deliller tartışılır.
- 04Kanun yolları
Hükme karşı istinaf ve temyiz başvuruları değerlendirilir.
Görevli mahkeme ve yetki
Ağır ceza mahkemesi, yağma, nitelikli dolandırıcılık gibi kanunda sayılan suçlara ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar; diğer davalar asliye ceza mahkemesinde görülür. Soruşturma aşamasındaki tutuklama, arama ve el koyma gibi kararları sulh ceza hâkimliği verir; bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
Görüşmeye gelirken hazırlanması gereken belgeler
- İfade tutanakları ve tebligatlar
- İddianame veya savcılık kararları
- Şikâyet dilekçesi
- Adli tıp ve sağlık raporları
- Kamera görüntüleri, mesaj ve yazışmalar
- Tanık bilgileri
Ceza Hukuku hakkında sık sorulan sorular
Savcılıktan ifade için çağrıldım, avukatla gitmeli miyim?
İfade, soruşturmanın yönünü belirleyen önemli bir aşamadır. Müdafi seçme hakkınız vardır ve müdafi ifade sırasında hazır bulunabilir. İfadeye gitmeden önce hangi sıfatla (tanık, şüpheli) çağrıldığınızın ve dosyanın içeriğinin değerlendirilmesi yararlı olur.
Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Tutuklu şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini de isteyebilir.
Kağızman’daki büroda yüz yüze veya telefonla ön görüşme için ulaşabilirsiniz.
Son güncelleme: · Av. Büşra Aygün Okyay
